Insanların ibadetlerini ifÃ?¢ ettikleri birer mekan olan bu yerler, mahalle ile birlikte olusmuslardır. Islam sehirlerinin vazgeçilmez unsurları olan bu camii ve mescidlerin birbirlerinden farklılıklarının oldugunu da biliyoruz. Mescidler, camilere göre daha dar bir cemaate hitab eden ve vakit namazlarının kılındıgı yerler iken; camiler, kadıların ihtiyaca binaen arzı ve padisah beratı ile “minber vaz’ edilmis”, yani içlerinde cuma namazı kılınan yerlerdir. Bu meyanda Mucur kasabasına baktıgımızda 5 camii ile 3 mescid bulunmaktadır. Bu cami ve mescidler pek tabii olarak yaptıran kisilerin isimleri ile anılmaktadırlar. Buna göre Mucur kasabasındaki 5 camiiden birini kadın, dördunu de erkegin insaa ettirdigi anlasılmaktadır. Ote yandan camii ve mescid olmak uzere toplam 8 adet mabedten 7'isini yaptıran erkeklerin kimliklerine bakıldıgında 4'inin “aga” sıfatına, 1'inin hacı ile birlikte aga, 1'inin sadece hacı, 1'inin ise yaptıranın kimligi hakkında bilgi bulunmamaktadır. Bu kimlik bilgilerinden Mucur'da yaptırılan cami ve mescidlerin kasabanın önde gelen sahısları tarafından bina edildigi söylenebilir.
Camilerde dini hizmeti basta imamlar olmak uzere hatipler ve muezzinler yapmaktadırlar. Mabedlerin temizliginden ise ferraslar sorumluydu. Bu görevlilerin maisetleri camii ve mescid vakıfları yoluyla tahsis edilen gelirlerle karsılanmaktaydı. Bu da, her cami ve mescide göre degisiklik göstermektedir. Ancak genel olarak bakıldıgında XVIII. yuzyılda imam, hatip, muezzin ve ferrasların gunluk, ya nim akçe, ya da bir akçe ucret aldıkları görulmektedir. Gerçi, bu arada mahalle aralarında bulunan kuçuk mescidlerde bazen imamlıgın ve muezzinligin karsılıksız, “hasbÃ?®” olarak, ifÃ?¢ edildigi de musahede olunmaktadır.
Imam ve hatipler sadece aldıkları “yevmi” maaslar ile geçimlerini temin etmiyorlarlardı. Diger kasaba ahalisi gibi onların da bagları, ve muhtemelen kendi ihtiyaçlarını temin edecek miktarda tarla gelirleri bulunuyordu. 1844 tarihli defterde hane reislerinin meslekleri belirtilmedigi için, imam ve hatip efendilerin sahip oldukları hayvan ve emlak gelirleri tesbit edilemiyor. Ancak 1834 tarihli ve hanelerin sadece bag ve tarla gibi emlak gelirlerini gösteren defterde, 2’si Yenice, 7’si Solaklı mahallelerinde ikamet eden; 6’sı imam ve hatip, 3’u ise sadece imam olan, toplam 9 adet hane reisi belirlenmistir. Bunlardan birinin “hane baha” olarak gösterilen gelirinin dısında hiç bir geliri gözukmez iken, diger birinin hane baha ile birlikte 0.5 dönumluk de tarla geliri bulunuyordu. 6 görevlinin ise hane bahalarının yanında 0.5’er dönumluk bag gelirleri (birinin ki 1 dönum) de bulunmaktaydı ki; 0.5 dönum bagı olanların ilave 40 krusluk bir gelire daha sahip oldugu anlasılmaktadır. Solaklı mahallesinde oturan Imam ve Hatip Osman Efendinin ise 0.5 dönum bagı, 0.5 dönum tarlası ve 50 krusluk da hane bahası vardı.
Burada belirtilmesi gereken noktalardan biri de her camii ya da mescitte görevli imam-hatip sayısı ki, bunun da her mabed için bir adet oldugu kanaatine sahibiz. Gerçi bazen imamet ve hitabet vazifelerini ayrı ayrı sahıslar deruhte ediyorlarsa da, Mucur’da görulebildigi kadarıyla, bu her iki vazife de aynı sahıslar tarafından ifÃ?¢ ediliyordu.
Bu arada Mucur’da mustakil bir medrese binası olmadıgı ve bu is için, kulli boyutta olmasa da, muderris olan sahıslar tarafından bazı camilerin kullanıldıgı anlasılmaktadır.
Cami ve mescidlerde imam ve muezzin olan sahıslara, görevlerini sui istimal etmedikleri surece, kayd-ı hayat sartıyla vazife tevcihi yapılırdı. Ancak zaman zaman yapılan sui istimallere istinaden görevden aziller olabildigi gibi, bazen de “ref’ini muceb ahval yog iken” bu tur vazifelerden alınmalar olunabiliyordu. Bu camiler sunlardır:
1-)Solak Ahmed Aga Camii: Vakfiyesini bulamadıgımız ve tam olarak ne zaman Mucur ahalisinin hizmetine sunuldugunu bilemedigimiz bu caminin, Aralık 1703 (saban 1115) tarihinde Hatip Mehmed Efendi’nin görev suresinin yenilendigine bakılırsa, XVIII. yuzyıl baslarından önce bina edildigi söylenebilir.
2-) Emine Hatun Camii: Yenice Mahallesinde yer alan camiide, Aralık 1758(Rebiulahir 1172) tarihinde, gunlugu yarım akçeye imam ve hatip olarak Musa’nın görev yaptıgı görulmektedir.
3-)Kapucubası Osman Aga Camii: Mucur’un Hacı Yunus Mahallesinde yer almaktadır.Bu camiiye ait vakfın mutevellisi olmadıgından, Kasım 1750(Muharrem 1164)’de tevliyeti Halil Halife adında birine verilmistir . Vesikalarda Mucurlu Aga Camii olarak da geçmektedir.
4-)Hacı Halil Aga Camii: Zaimden Hacı Halil Aga’nın bina eyledigi bu camii de Solaklı mahallesinde gösterilmektedir. Hurufat kaydındaki nakle göre vÃ?¢kıf, camiide ayrıca mesihat ve tedrisat islerinin yapılmasını sart kosmustur. Bundan dolayı bu camiide bir de muderrisin görevli oldugunu göruyoruz .
5-)Zaim Omer Aga Camii: Bu camiiye dair ilk bilgiye Eylul 1826(safer 1242) tarihinde sahip oluyoruz. Mucur’un Yenice Mahallesinde yer almaktadır. 1826 eylulunde camide Seyyid Hasan’ın “hasbi” olarak imamlık va hatiplik yaptıgı bilinmektedir.
6-)Suleyman Aga Mescidi: 1701 yılından itibaren hizmette olan bu mescidde, Nisan 1781yılında imam olan Mehmed’in vefatı uzerine imamet vazifesi, ogulları Yunus ve Yakub’a tevcih edilmistir.
7-)Hacı Mehmed Mescidi: Mescidin bulundugu mahalli, “Mucur karyesinde”diye tavsif eden berat kayıtları, mescidi, XVIII. yuzyıl baslarından itibaren zikretmektedir. Ancak daha sonraki kayıtlarda bu adla bir mescid görulmemektedir.
8-)Kasım Mescidi: Buna dair bir tek kaydımız bulunmaktadır. Agustos 1825 tarihli bu kayıtta mescidin hangi mahallede yer aldıgı da belirtilmemektedir.
Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.
Yayınlanma:: 2002-09-13 (1076 Okuma)