AHILIK NEDIR?
AhÃ?®lik kurumunun anlasılabilmesi ve onun toplumsal hayatta nasıl bir fonksiyon
ustlendigini ortaya çıkarabilmek için ilk önce AhÃ?® kelimesinin kaynagı ve tarihi
gelisim içerisinde kazandıgı anlamlar uzerinde durmak gerekir.
AhÃ?® kelimesinin kaynagı ile ilgili birbirinden tamamen farklı iki görus
bulunmaktadır. Birinci göruse göre; AhÃ?® kelimesinin kaynagı Turkçe olup, "akı"
kelimesinin Anadolu'daki söylenis tarzından dogmaktadır. AhÃ?®, kelimesinin Turkçe
oldugunu ileri suren arastırmacılara göre AhÃ?®, kelimedeki "k" harfinin "h"
olarak telaffuz edilmesinden ileri gelmektedir. Nitekim, Anadolu'da "k" harfinin
"h" ve "g" seklinde telaffuz edildigi bilinmektedir. Ornek olarak, okumak,
bakmak yerine okumah, bahmah veya okumag, bakmag denilmektedir. Buna göre AhÃ?®
kelimesi "cömert, eli açık" anlamlarına gelen "akı" kelimesinin "h" sesi ile
okunmasından turemis ve terimlesmis bir kelimedir.
AhÃ?® kelimesinin reisler (baskanlar, liderler) için kullanılması, onun Turkçe "akı"
kelimesindeki ses degisikligiyle olustugu görusunu kuvvetlendirmektedir. Nitekim,
Ah�® kurumunda reislere Ah�®, digerlerine fet�¢, fityan denilmektedir.
AhÃ?® kelimesini arastıranların bir kısmı ise; kelimenin Arapça' dan Turkçe'ye
geçtigini ileri surmektedirler. Bu göruse göre AhÃ?®, "erkek kardes" anlamına
gelen "ah" kelimesinin sonuna birinci tekil sahıslar için kullanılan ve sahiplik
ifade eden "ye" zamirinin bitismesinden olusan bir kelimedir. Ah�® kelimesi bu
haliyle "kardesim" anlamındadır. Ikinci görus benimseyenlerden biri olan Huseyin
KÃ?¢zım Kadri, AhÃ?® kelimesinin Arapça oldugunu söyle açıklamaktadır. "AhÃ?® Arapça
isim, AhÃ?» yerinde "ahÃ?®" kardes, birader, yar, dost, cemi (çogul) "ihvan"
kardesler, dostlar, bir tarikata ve meslege t�¢bi olanlar".
AhÃ?® kelimesine, Turkçe-Arapça LÃ?»gat'ta da Huseyin KÃ?¢zım Kadri'nin verdigi
anlamın yuklendigi görulur. Yine, Kur'an-ı Kerim incelendiginde AhÃ?® kelimesinin
sahiplik ifade eden zamir ile birlikte tekil veya çogul olmak uzere kırkdört
Ã?¢yette geçtigi görulur.
Ahi kelimesinin, futuvvetnÃ?¢melerdeki ve Anadolu'da yasamıs bulunan AhÃ?®lerin
bırakmıs oldukları vakfiyelerdeki yazılıs sekli de ikinci görusu
desteklemektedir.
Ibn Batuta seyahatnÃ?¢mesinde geçen, "Mufredi (tekil) "Ah" kelimesinin birinci
tekil sahıs seklinde söylenmesinden meydana gelmistir" ifadesi de ikinci görusu
kuvvetlendirmektedir.
AhÃ?® kelimesiyle ilgili olarak her iki görusun de geçerli ve tutarlı yönleri
bulunmaktadır. AhÃ?® kelimesinin, cömert, eli açık anlamına gelen "akı"
kelimesinin Anadolu'da "h" sesiyle okunması görusu dogru olabilecegi gibi diger
görusun de yabana atılamayacagı görulmektedir.
Gölpınarlı bunu su biçimde izah eder:
"AhÃ?® kelimesi, Arapça'da 'kardesim' demektir. 457 Hicride (1065) ölen seyh
Ferec-i ZincanÃ?® ile 736'da (1336) ölen AlÃ?¢u'd-Devle halifesi Aliyy-i MısrÃ?®'nin "Ahı"
lakabıyla anıldıklarına ve bu kelimenin, oldukça eski futuvvetnÃ?¢melerde
geçtigine, nihayet futuvvet ehlinin birbirini kardes saydıklarına ve Melamilerde
'Filan seyhin muridi' yerine 'Filanın ihvanından' sözunun kullanıldıgına
bakılırsa bu sözun Arapça'dan geldigi hakkındaki fikir ve mulahaza da
reddedilemez."
AhÃ?® kelimesinin, aynı zamanda tasavvufla ilgili olusu, iki görusun de dogru
oldugunu göstermektedir. Cunku; cömertlige, el açıklıgına, mertlige dayanan
AhÃ?®lik kurumunun vazgeçilmez kurallarından biri de, uyelerinin birbirini kardes
görmeleridir. Muslumanlar birbirlerini tarih boyunca hep kardes olarak
görmuslerdir. Kardeslestirmenin ilk uygulamasının Hz. Muhammed döneminde
gerçeklestirildigi bilinmektedir.
AhÃ?®, Kur'an-ı Kerim'de geçtigi sekilde kullanılmıs, ancak Turk'e has bir terim
haline gelmistir. Kardeslik, cömertlige, yardımlasmaya ve dostluga dayanan bir
duygudur. Kardeslik, sadece bir anadan dogmadan ibaret degildir.
Göruslerini Kur'an Ã?¢yetleri ile desteklemeye ve açıklamaya çalısan tasavvuf
akımları, özellikle kisiler arasındaki dusmanlıkların kalkmasını ve yerine
kardeslik duygusunun hÃ?¢kim olmasını, tesvik eden ayetleri kaynak alırlar.
Ornegin;
"Elbirlik Allah'ın dinine sımsıkı sarılın. Birbirinizden ayrılıp dagılmayın.
Allah uzerindeki (Isl�¢m) nimetini dusunun ki, cahiliyet devrinde birbirinize
dusmanlar iken O, sizin kalpleriniz arasında ulfet (yakınlık) meydana getirdi de
onun nimeti sayesinde din kardesleri oldunuz." �¢yetinde belirtildigi gibi
insanlar arasındaki dusmanlıkların kalkması ve dinde kardes olmalarının
gerekliliginin Allah'ın arzusu oldugunu butun tasavvufÃ?® anlayıslar ileri surer.
Aynı sekilde, AhÃ?® birliklerinin de insanlar arasında kardesligi olusturma
çabasında oldukları bilinmektedir.
AhÃ?® kelimesinin, terim olarak AhÃ?® birliklerinin basında bulunan kisilere (reislere)
verilen bir unvan olarak kullanılmıs oldugu tahmin edilmektedir. Ibn Batuta'dan
ögrendigimize göre; "AhÃ?®; evlenmemis, bekÃ?¢r ve sanat sahibi olan gençlerle,
digerlerinin (herhalde bekÃ?¢r olmayanlar) kendi aralarında bir topluluk meydana
getirerek, kendi aralarında seçtikleri reislerdir." Reislerin zaviyeler
yapmaları ve bunları tefris etmeleri gerekir. Zaviyeler bir toplanma ve hizmet
yeri olup, gerektigi takdirde gelen ve gidenlere konaklama yeri olarak hizmet
veren mekÃ?¢nlardır.
Bir baska göruse göre ise "AhÃ?®", birligin basında bulunan kisi seyh' tir. AhÃ?®
muesseselerinin basında bulunan "AhÃ?®"nin seyh oldugu görusunu Ibn Batuta
seyahatnÃ?¢mesinde geçen ifadeler de desteklemektedir. Cunku, butun tarikatlarda
seyh olan kisinin tekke (zaviye) insa ederek onu muritler (fetÃ?¢) için bir
toplanma, gelene-geçene hizmet yeri yaptıgı bilinmektedir.
Sonuç olarak:
AhÃ?®lik, Turk illerinde yayılmıs bulunan "dinÃ?®-meslekÃ?®" karakterli kurumlardır Bu
birlikler, basta mensupları olmak uzere, insanlar arasında dayanısma ve
yardımlasma kurmaya çalısmıslardır.
A«... Agrı gibi, Ahilik de yuksektir, yucedir. Ikisinin de kaynakları boldur,
bereketlidir, ezel ebed varolusludur. Sık sık rastlandıgı uzere; bizden
oldukları için yeterince önem verilmeyen, ucuza giden Agrı’yı da, Ahiligi de,
yabancılar sormakta, arayıp bulmaktadırlar. Bilinmelidir ki Ahilik, bir insanlik
bilimidir. Ona bu kisiligi kazandıran ahlak - akıl ikilisiyle kalıcıdır. Bilim
çalısma umdeleriyle de yenileyicidir. Yaratıcı ve atılımcıdır. Sevmeyi, acımayı,
bagıslamayı öngörup ögetendir. Her seyde, ortamda ve her çagda denge duzen
tutturandır. Dagıtan degil, toplayandır. Yıkan degil yapandır.A»
Ahilik, bazı çevrelerin sandıgı" gibi tembelligi, miskinligi telkin eden bir huu!
duzeni, dunya islerinden el etek çektiren mistik anlamda bir tarikat degildir.
Harekettir, hayattır. Ozlenen <<yararlı, basarılı mutlu>> hayatın yollarını
gösterip ögretendir. Kısa anlatımıyla <<INANISTIR, YARATIDIR, ISTIR. AKIL BILIM
AHLAK VE CALISMA>>dır.
AHILIK
A·AHILIK; Turk milletinin laik, sosyal dayanısma içinde isbası egitimiyle
çalısmayı>> iyi insan ve is adamı olmayı, helal kazancı ve toplumun ihtiyaç
duydugu maddelerin vasıflı olarak uretimini, ögretim yoluyla tesvik eden, milli
kultur kurumudur,
A·AHILIK; Ilim, sanat ögremnek, bilgi ve becerilerini kendisine ailesine ve
cemiyete yararlı olarak, sermayesiyle emegini, kurumlastırma yoludur,
A·AHILIK; Turklerin millet olmasında, ilk sosyal, endustriel dusunce ve aksiyon
programını meydana getiren, önemli bir halk kurulusudur,
A·AHILIK; Esnaf kuruluslarını, toplumun degisen ihtiyaçlarına göre kendini
yenileyen, mesleki bilgilerle teskilatlandıran, Turk'e dogru bir hayat
anlayısını baslatan bir çalısma yoludur,
A·AHILIK; Calısma ile uretimci olma sistemini, is yerinde egitimle, bilgi
edinmeye önem veren, becerikli, iyi ahlaklı, dinamik insan yetistiren bir
ekoldur,
A·AHILIK; Tarihte, Turk Devletlerinin en eski endustriel ve sosyal egitim
kurumlarından biridir,
A·AHILIK; Turk toplum hayatına, milli kultur ve milli ahlak nizamını
yaygınlastıran, törelerle, milletler arasında ilk olarak esnaf ve sanatkarlari
teskilatlandıran, is ve emegi sigorta ve kredi duzeniyle koruyan, sanat ve
ticareti esnaflar arası, mali dayanısma kaynagı ORTA SANDIK muesseseleriyle
yaygınlastıran, toplumda, ise yarayan insanı yetistiren ilk Turk Egitim
Merkezidir,
A·AHILIK; Baskalarının esiri olmamak için dogrulugu, aç kalmamak için sanat
ögrenmeyi, baskalarından ustun yasamak içn, faziletli olmayi, her iste aklını
kullanmayı, basarılı olabilmek için bilgi sahibi olmayı, iyiligi daima iyilkle
karsılamayı, eger huzurunu kaybetmisse sabır ve bilgi hasletlerini kullanarak
çalısmayı, Allah'ı ve insanları sevmeyi tesvik eden, tuzu ekmegi bol, sofrası
açık, iyi insanların cemiyetidir.
A·AHILIKTE; Ahi olabilmek için çıraklık ögrenimi gerekir. Hizmete, bilgiye
guvenip magrurluk eden, ahilik esiginden dısarıda kalır. Ahilik, genç yastaki
bilgisizleri, önce usta yanında hizmette pisirir, bilgisini, becerisini imtihan
eder, sonra kalfalık kusagını baglar, kendine, ailesine ve cemiyetine hizmet
etmesini bilenlere, ustalık salvarırnı giymesine ve dukkan açıp helal rızık
beklemesine izin verilir.
A·AHILIKTE; törelere uymayan. bas köseden, esige ve esige duser.
A·AHI; Kur'an ahlakına uyumlu kimsedir.
A·AHI; Musteriye ve halka karsi dogru ve yumusak dillidir.
A·AHI; Sofrasına nankör, iki dinli, hased, fesad, tembel, sözunun eri olmayan
insanları kabul etmez.
A·AHI; El kesesinden ve sofrasından cömertlik etmiyen insandir.
A·AHI; Gönlunu arı, elini, dilini, ayagıni duru tutan, kötulerin zararını ortadan
kaldıran, helal kazanç yolunda, atalarının sözunu, ögudunu tutan, Tanrı'ya
sıgınma eylemleriyle de örnek kisidir.
A·AHI; Yolcuya, yabancıya, konuga ikramcı olan, gafil olmayan, her isinde
ihtiyatlı davranan dunya ve ahiret nimetlerini tedbir ile dileyen her turlu
israftan bilgi ile korunan, tevazu içnde çalıssan, iki dunya adamıdır.
A·AHI; Diline, beline hakim, isini insanların harisine bırakmıyan, yolunu
terketmislere, yabancılara, iftiracılara uymayan, temiz ve halim huyludur.
A·AHI; Kardes edinecegi kisiyi menfaat ve zarar içinde tecrube eder. Eger bu iki
halde dostlugun devam ettigini görurse onu YOL ARKADASI tutar.
Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.
Yayınlanma:: 2002-10-09 (1958 Okuma)