Cok guç sartlarda Kurtulus Savası'na
baslayacagını anlayan Mustafa Kemal savasın, Anadolu nun çogunlugunu olusturan
köyluler uzerinde sözu geçen ileri gelenlere dayandınlarak yurutulecegine
inanmıstı. Bunun için Sivas'tan Ankaraya çıkmayı kararlastırdı. Heyet-i
Temsiliye'nin yanındaki para ile ancak 20 yumurta,1 okka peynir ve 10 ekmek
alınabilirdi. Otomobillerinin benzini, Sivas Amerikan Okulu'ndan hediye olarak
saglanmıstı. Fakat, Tuık Milleti'nin buyuk destegini alan Ataturk, yol boyunca
sıkıntıya dusmemis, sevgi gösterileriyle yoluna devam etmisti. Cunku, butun
yurdumuz isgal altında bulunuyordu.
Mustafa Kemal Pasa ve arkadasları, yuce vatanseverligin verdigi duygular ile bu
onur kırıcı durum karsısında kayıtsız kalamazdı. Her turlu tehlikeyi göze
alarak, Turk Milleti'ni yeniden diriltme çabasına giristiler. Onların bu
hareketi içte ve dısıa butun dusman çevrelerinde engellenmek istendi. Milli
irade esasına dayandırılmak istenen ve gerçek guç kaynagını halktan alan Anadolu
Ihtilali, Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarının cesur adımlarıyla serpilip
gelisiyordu. "Kuvay-i Milliye amil ve iradeyi milliye hakim kılmak esastır"
dusuncesi, bu hareketin esasını olusturuyordu. Nitekim, Erzurum ve Sivas
Kongreleri nde alınan kararlarda halk iradesinin esas alınmasının temel fikir
oldugu apaçık göruluyor.
Ulu Onder Ataturk ve arkadasları hu amaçla 22 Aralık 1919 Pazartesi gunu saat
08.30 'da Mucur'a geldiler. Kaymakam Cevat Bey, heyeti karsıladı ve kendilerine
Hukumet Konagı'nı tahsis etti. Gece Mucur'da kaldıktan sonra Hacıbektas'a
gitmeyi istiyordu. Cunku, Hacıbektas'ta 4 milyon Bektasi'ye hakim olan
Cemalettin Efendi oturuyordu. Istanbul'la iliskiyi kesen Bektasilerin bası
Celebi Cemalettin Efendi, Mustafa Kemal'in kendisine ugrayarak Ankara'ya
geçecegini ögrenince, erken davrandı ve orıu karsılamak uzere Bastarla'ya gitti.
Cemalettin Efendi'nin bu hareketi Mustafa Kemal e verdigi önemi gösteriyordu.
Talat ve Enver Pasalar, Cemalettin Efendi ce karsılanmasını istediklerinde,
onları dergÃ?¢hında karsılamıstı. Heyet, o gece Hacıbektas ta Cemalettin Efendi
nin konugu oldular.
Ataturk'un Mucur ve Hacıbektas'a gelisi haberi Kirsehir'de buyuk heyecan
uyandırmıstı. Sivas Kongresi'nin kararları elden ele dolasıyor, kahvelerde,
topluluklarda okunarak açıklanıyordu. Birçok Kirsehirli, Hacıbektas'a kadar
giderek destek verdiler. Mustafa Kemal, Hacıbektas'tan ayrılırken, Celebi
Cemalettin Efendi'den tamamen Kuvay-i Milliye'ye taraftar olduguna dair söz
aldı. Mustafa Kemal, ertesi gun Mucur'a geldi ve 24 Aralık 1919'da Kirsehir'e
dogru hareket etti. Bu sırada, zamanın Mutasarrıf Vekili Ali Hikmet Bey, Gençler
Dernegi uyeleri Mustafa Nural, Resat Ozdes ve Necati Bey den bir karsılama
programı yapılmasını istedi.
24 Aralık 1919 gunu ögle uzeri, Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarının Mucur'dan 3
arabayla hareket ettikleri haberi bir anda Kirsehir de yayıldı. 200 kadar atlı
Gölhisar Ciftligi sırtlarını tutmustu. Basta Mutasarrıf Vekili Ali Hikmet Bey
olmak' uzere, halk Kılıççı Köprusu yanında yerlerini almıstı. Ataturk ve
arkadaslan, Kılıççı Köprusu'ne geldikleri zaman arabalarından inerek kendilerini
umitle bekleyen halkı selamladılar. Ataturk kalpaklı ve asker elbiseliydi.
Simdiki Gazi Ilkokulunun önunde ve Kapıcı Camii civarnda kurbanlar kesildi. Hacı
Ali, Mubzimin Ethem Hoca, Termacı'nın Hafız (Sevket) karsılıklı tekbirlerle
kurbanlar kestiler. Halk coskun bir sekilde alkıslıyor, atlılar guzergÃ?¢h
uzerinde çesitli gösteriler yapıyorlar ve cirit oynuyorlardı. Durum Ataturk'un
hosuna gider ve bir muddet seyreder. Heyet sehre geldiginde dogruca hukumet
binasına gitti. Ali Hikmet Bey tarafından bilgi verildi. Buradan Belediye'ye,
sonra Idadi Okulu na (Kale) ugrandı. Oradan Gençler Demegi'ne gidildi.
Mustafa Kemal ve arkadasları Gençler Demegi'nce onurlarına verilen çayı içtiler.
Sıtkı Dogu'nun konusmasından sonra Gençler Demegi'nin içtuzugunu inceleyen
Ataturk, anı defterine sunları yazdı:
"Kirsehir Gençleri, vatanımızda gençligin kıymetli enmuzeci olduklarını
isbat edecek efkar-ı metine ve musube ile mutehalli bulundukları kanatı ile
vas-ı imza eyleriz" 24 Aralık 1335
M. Kemal H. Behiç. A. Rustem M. Mufit Huseyin Rauf
Ataturk, daha sonra buradaki kalabalıga hitaben bir konusma yaptı. 30 Agustos
1936 tarihli "Kirsehir Gazetesi"nde yayınlanan "Ataturk'un Kirsehir Gençler
Dernegi'ndeki Söylevi" söyle:
"Milletimiz teskilÃ?¢t fikrini henuz zihnine sokmamıstı. Ekseriya bunu
hukumete tereder. Bu, milletimizin öteden beri itiyat ettigi bir ahlÃ?¢ktır.
Fakat, zaman, hadisat ve tecarub gösterdi ki, bizatihi milletin mutehassıs ve
mutefekkir olması lÃ?¢zım. Her ne sekilde ve vasıfta olursa olsun ahara
terketmemek lazımdır, bugunku netice hasıl olur.
Nazarımızı tarihe çevirecek olursak, millet derecei hakimiyetinden asagı dogru
inmeye basIamıstır. Fakat dusununuz Milletimizin her ferdi mutefekkir ve
mutehassıs bir tarzda yetistirilmis olsaydı muhakkak bu hale gelmeyecekti.
Memleketin ve milletin idaresini deruhte etmis olanlar içtihadatında hata etmis
olur, fakat butun bu hataların netice-i muelmesinden millet muaazarrı olmustur.
Mutarekeyi muteakip milletimiz, teesufle söylenir, mukadderatının nıusamahakÃ?¢rı
bir halde bulunuyor, mevcutiyemizi imhaya hahisker olan dusmanlar, acı darbeler
indiriyor, milletimiz parçalanmaya namzet bulunuyordu. Sayanı tesekkurdur ki,
bazı ahval, haizi kıymet olan milletimizi teyakkuz ve intibaha getirdi. Yer yer
efradı milletimiz yekdigerini aramaga, bulmaga basladı. Bunun neticesi olarak
teskilat meydana geldi. Devletimizin istiklalini mahvetmege çalısan ecanib,
milletimizden böyle bir ruhu tecelli edecegine intizar etmiyorlardı. Burada
yasayan insanları his siz mahlukattan ibaret zannediyorlardı. "Böyle bir
milletin hakkı bekası olamaz" kararlarını ittihazda bir millet mevcutiyeti
nazar-ı dikkate alınmadı, milletimizin hadisat ve darebat neticesi olarak yer
yer taazzuv etmesine ehemmiyet vermemislerdir. Bu ehemmiyet verilmeyen
parçaların mudafaa etmek istedikleri ve verdikleri karar ve butun milletin kabul
ettigi nokta-i esası : kuvayı milliyenin Ã?¢mil, iradei milliyenin hakim
olmasıdır.
Ve bu teskilatın ruhu budur. Bu maksatla teskilatı tesmile basladıgı zaman,
ecanip nazarı dikkatini Turkiye'ye çevirmeye basladı. Mahiyeti asliyesine
inanmadı; muhtelif memurlar, heyetler gönderdiler; bizde bir hissi hayat kesif
ve onu yakından temas ile tetkike basladılar. Ve binaenaleyh anladılar ki,
miskin bir millet degildir, altı yuz sene ve daha evvelden beri hakimiyetini
ispat etmis, efendilik yapmıs bir millet, onIarın tasavvur ettigi gibi esir bir
millet degildir. Binaenaleyh ecanip tamamen kani olmalıdır ki; Turkiye ve
Turkiye'de yasayan Millet,, baslı basına butun cihan milletleri içinde muessir
bir mevcudiyete maliktir, bu izale edilemez. Elhamdulillah devletimiz ve
milletimizin istiklali mevzuu bahsolmaktan çok uzaklasmıstır. IstiklÃ?¢limize her
suretle hurmet edilmesi tahakkuk etmistir. Bu bizim için kÃ?¢fi degildir, bu
maksat ve gayemizi temin edemez, maddeten takarrurunu görmek mecburiyetindeyiz.
Tamamen mutmain olmak atideki kusayis ve temeddunu bihakkın temin edebilmek için
vatan sahibi olarak görusmeliyiz. .
Mustakil yasamak için feyizli vatanın teminine muhtacız. Cizdigimiz bir hudud
vardır, bu hududu ecanibin elinde bırakmayacagız, ehemmiyetimiz pek kavidir.
Bu teskilat henuz bir sekilden ibarettir, bugun yarın buna bir sekil hendesi
gibi bakamayız. Buna ruh verebilmek için de her ferdi milletimizin dimagını
inkisaf ettirmek, heyeti umumiyenin mukadderatini vukubulacak taarruz ve
tecavuzden kendilerini muhafaza edebilmek için teskilÃ?¢ta muttehiden tevessul
etmek lÃ?¢zımdır.
Vahdeti vatana ait fikirlerimiz kısa oluyor, diger vatandasımıza vukubulacak
zarardan muteessir oluyoruz. Butun Millet bir vucut gibi bir hale
getirilmelidir. Her millette bir vucut gibi bir hale getirilmelidir. Her
miilette oldugu gibi bizde de bir ise Mutesebbisler baslar, en son ferde ve
yukarıya dogru sirayet ettirilir. Az zamanda matlup vechile istikameti hakiyeye
sevk edebilmek için munevverler daha çok vazifedardır. Munevverlerin vazifeleri
gayet buyuktur. Hiç bir millet yoktur ki, ahlÃ?¢k esasatına istinad etmeden
tefeyyuz etsin. Munevverlerimiz vatan ve millet fikirlerini vermekle beraber
rakip milletlere karsı muhafazai mevcutiyeti için lÃ?¢zım olan hususatı temin
ederlerse vazifelerini daha vasi surette ifa etmis olurlar."
Gençler Dernegi'nden ayrılırken halk kendisini coskun bir sekilde alkısladı.
Kapıdan ayrılırken Kirsehir Mudafa-i Hukuk Cemiyeti Baskanı Muftu Halil Gurbuz
Efendi ile beraber çıktılar. Calısmalar hakkında bilgi alarak bir muddet
yurudukten sonra kalmaları için ayrılan Sayit Efendioglu Mustafa Efendi'ye
(Ekinci) ait ırmak kenarındaki eve gittiler. Gece sehrin ileri gelenleri ile
temaslar yaparak durum hakkında fikir alısverisinde bulundular.
Gece sehirde fener alayları tertiplendi. Ata'nın kaldıgı evin önune gelen fener
alayı mensuplanndan Omer Aydın Bey'in bir tasın uzerine çıkıp verdigi söyleve,
Mustafa Kemal söyle karsılık verdi:
"Bu milletin içinden çıkan bir Kemal:
'Vatanın bagrına dusman dayamıs hançerini
Yok imis kurtaracak bahtı kara maderini' demis."
Gene bu milletin bagnndan çıkan milletimizin asalet ve kahramanlıgına dayanan
bir Kemal de diyor ki:
"Vatanın bagrına dusman dayasın hançerini
Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara maderini"
Ataturk, daha sonra söyle hitabede bulundu:
"Aziz ve mubarek vatanımızı kurtarmak için butun munevverler , herkesin
hazır olması Iazım. Istanbul'a gitmeyecegiz. Anadolu en buyuk hazinedir. Sine-yi
vatanda ihtilas çarelerini beraberce, ölunceye kadar aramaga, temin etmege
çalısacagız. Kirsehirlilerin duyguları hepimizin musterek davasıdır. Sizlerin bu
asil duyguları bizi çok mutehassıs etti. Ben ve arkadaslarım sizleri sevgi ile
selamlarız"
Mustafa Kemal ve arkadaslarının Kirsehir'e gelislerini Mazhar Mufit (Kansu)
söyle anlatıyor:
"24 Kanunevvel 1335 Carsamba gunu, Mucur'dan hareketle Kirsehir'e geldik. Hava
sisli ve nemli, ara sıra yagmur yagmakta idi. Kirsehir'e geldik. Girecegimiz
sırada, yani sehrin methalinde kurbanlar kesildi. Misafir olacagmız haneye
geldik"
Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.
Yayınlanma:: 2007-03-22 (654 Okuma)