Anonymous,

Please Baglan or KAYIT
Sehrimizin gururu olan Ustalarımızın hepsinin mp3 parçaları için
[ Ustalarımız - Türkülerimiz ]
Menu   
 
Ana SayfaAna Sayfa  
    Ana Sayfa
Uyelere  
    Profil
    Üye Hesabi
Genel  
YÖRELER  
Aktif  
    Forumlar
    MisafirDefteri
    Anket
    Chat
    Tavsiye et
    Link Ver
Müzik-Video  
    Kirsehir Videolar
    Ustalar MP3
    Sehir Tanitim Videolari
    mp3arama
    Kirsehir TV
    Midi
Icerik Kategorileri   
Kimler Bağlı   
 
İyi Sabahlar Misafir! 
IP:  38.107.179.220



Kulanıcı Adı
Şifre

 Katılımlar
  Bugün: 0
  Dün: 0
  Toplam: 1,349
  En Son: asbuzulu51

Lütfen Üye Ol ve AKTiF KATIL
Acilim Bilgileri   
 
Fotoğraf Galerisi
 Albümler: 323
 Resimler: 7229
  · görüntüleme: 142556
  · Oy: 143327
  · Yorum: 5
 Oluştur veya albümleri iste
 Albümlerde değişiklik yap
 Profilim
Güzel Sözler   
 
Kabul edilen bir yanlışlık kazanılan bir zaferdir. (gascıgne)
Istatistik   
 
Şu ana Kadar
24258747
Sayfa izlenimi aldık.Başlangıç: Aralık 2005
ATATURK'UN KIRSEHIR'E GELISI
(24 ARALIK 1919)



Cok guç sartlarda Kurtulus Savası'na

baslayacagını anlayan Mustafa Kemal savasın, Anadolu nun çogunlugunu olusturan

köyluler uzerinde sözu geçen ileri gelenlere dayandınlarak yurutulecegine

inanmıstı. Bunun için Sivas'tan Ankaraya çıkmayı kararlastırdı. Heyet-i

Temsiliye'nin yanındaki para ile ancak 20 yumurta,1 okka peynir ve 10 ekmek

alınabilirdi. Otomobillerinin benzini, Sivas Amerikan Okulu'ndan hediye olarak

saglanmıstı. Fakat, Tuık Milleti'nin buyuk destegini alan Ataturk, yol boyunca

sıkıntıya dusmemis, sevgi gösterileriyle yoluna devam etmisti. Cunku, butun

yurdumuz isgal altında bulunuyordu.


Mustafa Kemal Pasa ve arkadasları, yuce vatanseverligin verdigi duygular ile bu onur kırıcı durum karsısında kayıtsız kalamazdı. Her turlu tehlikeyi göze alarak, Turk Milleti'ni yeniden diriltme çabasına giristiler. Onların bu hareketi içte ve dısıa butun dusman çevrelerinde engellenmek istendi. Milli irade esasına dayandırılmak istenen ve gerçek guç kaynagını halktan alan Anadolu Ihtilali, Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarının cesur adımlarıyla serpilip gelisiyordu. "Kuvay-i Milliye amil ve iradeyi milliye hakim kılmak esastır" dusuncesi, bu hareketin esasını olusturuyordu. Nitekim, Erzurum ve Sivas Kongreleri nde alınan kararlarda halk iradesinin esas alınmasının temel fikir oldugu apaçık göruluyor.

Ulu Onder Ataturk ve arkadasları hu amaçla 22 Aralık 1919 Pazartesi gunu saat 08.30 'da Mucur'a geldiler. Kaymakam Cevat Bey, heyeti karsıladı ve kendilerine Hukumet Konagı'nı tahsis etti. Gece Mucur'da kaldıktan sonra Hacıbektas'a gitmeyi istiyordu. Cunku, Hacıbektas'ta 4 milyon Bektasi'ye hakim olan Cemalettin Efendi oturuyordu. Istanbul'la iliskiyi kesen Bektasilerin bası Celebi Cemalettin Efendi, Mustafa Kemal'in kendisine ugrayarak Ankara'ya geçecegini ögrenince, erken davrandı ve orıu karsılamak uzere Bastarla'ya gitti. Cemalettin Efendi'nin bu hareketi Mustafa Kemal e verdigi önemi gösteriyordu. Talat ve Enver Pasalar, Cemalettin Efendi ce karsılanmasını istediklerinde, onları dergÃ?¢hında karsılamıstı. Heyet, o gece Hacıbektas ta Cemalettin Efendi nin konugu oldular.

Ataturk'un Mucur ve Hacıbektas'a gelisi haberi Kirsehir'de buyuk heyecan uyandırmıstı. Sivas Kongresi'nin kararları elden ele dolasıyor, kahvelerde, topluluklarda okunarak açıklanıyordu. Birçok Kirsehirli, Hacıbektas'a kadar giderek destek verdiler. Mustafa Kemal, Hacıbektas'tan ayrılırken, Celebi Cemalettin Efendi'den tamamen Kuvay-i Milliye'ye taraftar olduguna dair söz aldı. Mustafa Kemal, ertesi gun Mucur'a geldi ve 24 Aralık 1919'da Kirsehir'e dogru hareket etti. Bu sırada, zamanın Mutasarrıf Vekili Ali Hikmet Bey, Gençler Dernegi uyeleri Mustafa Nural, Resat Ozdes ve Necati Bey den bir karsılama programı yapılmasını istedi.

24 Aralık 1919 gunu ögle uzeri, Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarının Mucur'dan 3 arabayla hareket ettikleri haberi bir anda Kirsehir de yayıldı. 200 kadar atlı Gölhisar Ciftligi sırtlarını tutmustu. Basta Mutasarrıf Vekili Ali Hikmet Bey olmak' uzere, halk Kılıççı Köprusu yanında yerlerini almıstı. Ataturk ve arkadaslan, Kılıççı Köprusu'ne geldikleri zaman arabalarından inerek kendilerini umitle bekleyen halkı selamladılar. Ataturk kalpaklı ve asker elbiseliydi. Simdiki Gazi Ilkokulunun önunde ve Kapıcı Camii civarnda kurbanlar kesildi. Hacı Ali, Mubzimin Ethem Hoca, Termacı'nın Hafız (Sevket) karsılıklı tekbirlerle kurbanlar kestiler. Halk coskun bir sekilde alkıslıyor, atlılar guzergÃ?¢h uzerinde çesitli gösteriler yapıyorlar ve cirit oynuyorlardı. Durum Ataturk'un hosuna gider ve bir muddet seyreder. Heyet sehre geldiginde dogruca hukumet binasına gitti. Ali Hikmet Bey tarafından bilgi verildi. Buradan Belediye'ye, sonra Idadi Okulu na (Kale) ugrandı. Oradan Gençler Demegi'ne gidildi.

Mustafa Kemal ve arkadasları Gençler Demegi'nce onurlarına verilen çayı içtiler. Sıtkı Dogu'nun konusmasından sonra Gençler Demegi'nin içtuzugunu inceleyen Ataturk, anı defterine sunları yazdı:

"Kirsehir Gençleri, vatanımızda gençligin kıymetli enmuzeci olduklarını isbat edecek efkar-ı metine ve musube ile mutehalli bulundukları kanatı ile vas-ı imza eyleriz" 24 Aralık 1335

M. Kemal H. Behiç. A. Rustem M. Mufit Huseyin Rauf

Ataturk, daha sonra buradaki kalabalıga hitaben bir konusma yaptı. 30 Agustos 1936 tarihli "Kirsehir Gazetesi"nde yayınlanan "Ataturk'un Kirsehir Gençler Dernegi'ndeki Söylevi" söyle:

"Milletimiz teskilÃ?¢t fikrini henuz zihnine sokmamıstı. Ekseriya bunu hukumete tereder. Bu, milletimizin öteden beri itiyat ettigi bir ahlÃ?¢ktır. Fakat, zaman, hadisat ve tecarub gösterdi ki, bizatihi milletin mutehassıs ve mutefekkir olması lÃ?¢zım. Her ne sekilde ve vasıfta olursa olsun ahara terketmemek lazımdır, bugunku netice hasıl olur.

Nazarımızı tarihe çevirecek olursak, millet derecei hakimiyetinden asagı dogru inmeye basIamıstır. Fakat dusununuz Milletimizin her ferdi mutefekkir ve mutehassıs bir tarzda yetistirilmis olsaydı muhakkak bu hale gelmeyecekti. Memleketin ve milletin idaresini deruhte etmis olanlar içtihadatında hata etmis olur, fakat butun bu hataların netice-i muelmesinden millet muaazarrı olmustur.

Mutarekeyi muteakip milletimiz, teesufle söylenir, mukadderatının nıusamahakÃ?¢rı bir halde bulunuyor, mevcutiyemizi imhaya hahisker olan dusmanlar, acı darbeler indiriyor, milletimiz parçalanmaya namzet bulunuyordu. Sayanı tesekkurdur ki, bazı ahval, haizi kıymet olan milletimizi teyakkuz ve intibaha getirdi. Yer yer efradı milletimiz yekdigerini aramaga, bulmaga basladı. Bunun neticesi olarak teskilat meydana geldi. Devletimizin istiklalini mahvetmege çalısan ecanib, milletimizden böyle bir ruhu tecelli edecegine intizar etmiyorlardı. Burada yasayan insanları his siz mahlukattan ibaret zannediyorlardı. "Böyle bir milletin hakkı bekası olamaz" kararlarını ittihazda bir millet mevcutiyeti nazar-ı dikkate alınmadı, milletimizin hadisat ve darebat neticesi olarak yer yer taazzuv etmesine ehemmiyet vermemislerdir. Bu ehemmiyet verilmeyen parçaların mudafaa etmek istedikleri ve verdikleri karar ve butun milletin kabul ettigi nokta-i esası : kuvayı milliyenin Ã?¢mil, iradei milliyenin hakim olmasıdır.
Ve bu teskilatın ruhu budur. Bu maksatla teskilatı tesmile basladıgı zaman, ecanip nazarı dikkatini Turkiye'ye çevirmeye basladı. Mahiyeti asliyesine inanmadı; muhtelif memurlar, heyetler gönderdiler; bizde bir hissi hayat kesif ve onu yakından temas ile tetkike basladılar. Ve binaenaleyh anladılar ki, miskin bir millet degildir, altı yuz sene ve daha evvelden beri hakimiyetini ispat etmis, efendilik yapmıs bir millet, onIarın tasavvur ettigi gibi esir bir millet degildir. Binaenaleyh ecanip tamamen kani olmalıdır ki; Turkiye ve Turkiye'de yasayan Millet,, baslı basına butun cihan milletleri içinde muessir bir mevcudiyete maliktir, bu izale edilemez. Elhamdulillah devletimiz ve milletimizin istiklali mevzuu bahsolmaktan çok uzaklasmıstır. IstiklÃ?¢limize her suretle hurmet edilmesi tahakkuk etmistir. Bu bizim için kÃ?¢fi degildir, bu maksat ve gayemizi temin edemez, maddeten takarrurunu görmek mecburiyetindeyiz. Tamamen mutmain olmak atideki kusayis ve temeddunu bihakkın temin edebilmek için vatan sahibi olarak görusmeliyiz. .

Mustakil yasamak için feyizli vatanın teminine muhtacız. Cizdigimiz bir hudud vardır, bu hududu ecanibin elinde bırakmayacagız, ehemmiyetimiz pek kavidir.

Bu teskilat henuz bir sekilden ibarettir, bugun yarın buna bir sekil hendesi gibi bakamayız. Buna ruh verebilmek için de her ferdi milletimizin dimagını inkisaf ettirmek, heyeti umumiyenin mukadderatini vukubulacak taarruz ve tecavuzden kendilerini muhafaza edebilmek için teskilÃ?¢ta muttehiden tevessul etmek lÃ?¢zımdır.

Vahdeti vatana ait fikirlerimiz kısa oluyor, diger vatandasımıza vukubulacak zarardan muteessir oluyoruz. Butun Millet bir vucut gibi bir hale getirilmelidir. Her millette bir vucut gibi bir hale getirilmelidir. Her miilette oldugu gibi bizde de bir ise Mutesebbisler baslar, en son ferde ve yukarıya dogru sirayet ettirilir. Az zamanda matlup vechile istikameti hakiyeye sevk edebilmek için munevverler daha çok vazifedardır. Munevverlerin vazifeleri gayet buyuktur. Hiç bir millet yoktur ki, ahlÃ?¢k esasatına istinad etmeden tefeyyuz etsin. Munevverlerimiz vatan ve millet fikirlerini vermekle beraber rakip milletlere karsı muhafazai mevcutiyeti için lÃ?¢zım olan hususatı temin ederlerse vazifelerini daha vasi surette ifa etmis olurlar."


Gençler Dernegi'nden ayrılırken halk kendisini coskun bir sekilde alkısladı. Kapıdan ayrılırken Kirsehir Mudafa-i Hukuk Cemiyeti Baskanı Muftu Halil Gurbuz Efendi ile beraber çıktılar. Calısmalar hakkında bilgi alarak bir muddet yurudukten sonra kalmaları için ayrılan Sayit Efendioglu Mustafa Efendi'ye (Ekinci) ait ırmak kenarındaki eve gittiler. Gece sehrin ileri gelenleri ile temaslar yaparak durum hakkında fikir alısverisinde bulundular.

Gece sehirde fener alayları tertiplendi. Ata'nın kaldıgı evin önune gelen fener alayı mensuplanndan Omer Aydın Bey'in bir tasın uzerine çıkıp verdigi söyleve, Mustafa Kemal söyle karsılık verdi:

"Bu milletin içinden çıkan bir Kemal:
'Vatanın bagrına dusman dayamıs hançerini
Yok imis kurtaracak bahtı kara maderini'
demis."

Gene bu milletin bagnndan çıkan milletimizin asalet ve kahramanlıgına dayanan bir Kemal de diyor ki:

"Vatanın bagrına dusman dayasın hançerini
Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara maderini"


Ataturk, daha sonra söyle hitabede bulundu:

"Aziz ve mubarek vatanımızı kurtarmak için butun munevverler , herkesin hazır olması Iazım. Istanbul'a gitmeyecegiz. Anadolu en buyuk hazinedir. Sine-yi vatanda ihtilas çarelerini beraberce, ölunceye kadar aramaga, temin etmege çalısacagız. Kirsehirlilerin duyguları hepimizin musterek davasıdır. Sizlerin bu asil duyguları bizi çok mutehassıs etti. Ben ve arkadaslarım sizleri sevgi ile selamlarız"

Mustafa Kemal ve arkadaslarının Kirsehir'e gelislerini Mazhar Mufit (Kansu) söyle anlatıyor:

"24 Kanunevvel 1335 Carsamba gunu, Mucur'dan hareketle Kirsehir'e geldik. Hava sisli ve nemli, ara sıra yagmur yagmakta idi. Kirsehir'e geldik. Girecegimiz sırada, yani sehrin methalinde kurbanlar kesildi. Misafir olacagmız haneye geldik"









Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-03-22 (654 Okuma)

[ Geri Dön ]
Content ©