Anonymous,

Please Baglan or KAYIT
Sehrimizin gururu olan Ustalarımızın hepsinin mp3 parçaları için
[ Ustalarımız - Türkülerimiz ]
Menu   
 
Ana SayfaAna Sayfa  
    Ana Sayfa
Uyelere  
    Profil
    Üye Hesabi
Genel  
YÖRELER  
Aktif  
    Forumlar
    MisafirDefteri
    Anket
    Chat
    Tavsiye et
    Link Ver
Müzik-Video  
    Kirsehir Videolar
    Ustalar MP3
    Sehir Tanitim Videolari
    mp3arama
    Kirsehir TV
    Midi
Icerik Kategorileri   
Kimler Bağlı   
 
İyi Günler Misafir! 
IP:  38.107.179.218



Kulanıcı Adı
Şifre

 Katılımlar
  Bugün: 0
  Dün: 0
  Toplam: 1,349
  En Son: asbuzulu51

Lütfen Üye Ol ve AKTiF KATIL
Acilim Bilgileri   
 
Fotoğraf Galerisi
 Albümler: 323
 Resimler: 7229
  · görüntüleme: 142511
  · Oy: 143115
  · Yorum: 5
 Oluştur veya albümleri iste
 Albümlerde değişiklik yap
 Profilim
Güzel Sözler   
 
Çabuk parlayan çabuk söner.
Istatistik   
 
Şu ana Kadar
24214297
Sayfa izlenimi aldık.Başlangıç: Aralık 2005
KIRSEHIR MUZESI





KIRSEHIR MUZESI


Kirsehir'in Tarihçesi

Son yıllarda yapılan arastırmalar ve arkeolojik kazılar Kirsehir'de insan yerlesimlerinin M.O. 3. binde basladıgını göstermektedir. Bu döneme ait çanak-çömlek parçaları Kirsehir höyuklerinden elde edilmektedir. 1930'lu yıllarda Turk ve Italyan arkeologlar tarafından Kirsehir Merkez Ilçesi'ne baglı Hashöyuk'te yapılan arkeolojik kazılar M.O. 3. bine ait çanak-çömlek kalıntılarını ortaya çıkarmıstır.

M.O. 2. binde Asur Ticaret Kolonileri Donemi ve Hitit Doneminin basladıgını göruruz. Kızılırmak kıyısından, Hirfanlı Baraj isletmesine getirilen iki ökuz bası protomu Eski Hitit Donemine ait sunak, Sevdigin Köyu ile Kale Köy arasında yer alan Hitit yol yazıtı olarak bilinen hiyeroglif yazılı Malkayası ve yine Kaman Kale Höyuk'te ele geçen muhurler, seramik mutfak esyaları, resmi yapılara ait duvar teknigiyle yapılmıs binalar vs. Hitit Doneminin en önemli izleridir.

Eski Hitit ve Geç Hitit dönemlerinden sonra, yine Eski ve Geç Frig Donemi'nin yogun yasandıgını mevcut arkeolojik kazı ve yuzey arastırmalarından ögreniyoruz. M.O. 550'de Anadolu tumuyle Pers hakimiyetine girmistir. Kirsehir bu dönemle birlikte Kapadokya Bölgesi (Guzel Atlar) olarak unlenen, Orta Anadolu tarihi içerisinde degerlendirilir. Perslerin Anadolu'yu sadece askeri isgal ile yetinmeleri nedeniyle Kirsehir'de bu döneme ait önemli yerlesim kalıntı ve buluntularına rastlanmamasına ragmen Kaman Kale Höyuk kazısından Pers Donemi muhurleri elde edilmistir. Pers egemenligi M.O. 334 yılında Buyuk Iskender'in ordularıyla Anadolu'ya gelip Persleri yenmesiyle bitmektedir. M.O. 333 yılında kurulan Kapadokya Krallıgı döneminde otorite yetersizligi yuzunden Kirsehir ve yöresi yogun baskı görmustur. M.S. 18'de Roma Imparatoru Tiberius Kapadokya'yı resmen Roma'ya katmıs ve eyalet durumuna getirmistir.

Roma dönemi hem putperestligin guçlu oldugu hem de Hristiyanlıgın hızla yayıldıgı bir dönemdir. Kirsehir'de bu döneme ait, Hristiyanlar'ın ibadet ve sıgınmaya yönelik insa ettigi 15 kadar irili ufaklı yeraltı sehri tespit edilmistir.

Yapılan tarih arastırmalarında Kirsehir'in Roma Doneminde bir ara önemli bir siyasi merkez oldugu, hatta kısa bir sure eyalet baskenti yapıldıgı ortaya çıkmıstır.

Kirsehir'deki Bizans Donemi konusunda fazla bilgi bulunmamakla birlikte, kalıntı ve buluntular Bizans Doneminin de yasandıgını göstermektedir. Merkez Ilçe'ye baglı Taburoglu Köyu'nde Katolik ve Protestan mezhebine ait Hristiyanlar'ın bir arada ibadet ettigi, 10. yuzyıla ait Anadolu'daki ilk buyuk köy kiliselerinden olan Uç Ayak Kilisesi ile Fakıl Köyu ve Temirli'deki kilise kalıntıları dikkat çekmektedir.

Selçuklu Donemi Kirsehir tarihi, Kirsehir için oldugu kadar butun Anadolu Turk tarihi için de oldukça önemli ve arastırılmaya degerdir.

Kirsehir'in kentlesmesi, 13. yuzyılın baslarında Selçuklu Doneminde baslamıstır. Erzincan'da Selçuklularla yaptıgı savasta yenilgiye ugrayan Mengucuk Hanedanının emirlerinden Melik Muzaffereruddin Muhammed'e savas sırasında gösterdigi sagduyu nedeniyle, 1228 yılında Kirsehir timar olarak verilmistir. Melik Muzaffereruddin Muhammed Kirsehir'deki ikameti sırasında 1230'lu yıllarda Melik Gazi Medresesi'ni insa ettirmistir.

1240 yılında Kösedag yenilgisiyle butun Anadolu'yu isgal eden Mogollar Kirsehir'i yaylak ve kıslak haline getirmislerdir. Kirsehir'de Mogolların uzun suren askeri varlıgı bu kenti önemli bir siyasi ve askeri merkez haline getirmistir.

1260'lı yıllarda Kirsehir emiri olarak atanan Nureddin Cibril Bin Cacabey Mogollarla kurdugu iyi iliskiler sonucu Kısehir'de Turk döneminde ilk esaslı imar faaliyetini gerçeklestirmistir. Ilk astronomi medreselerinden biri olan Cacabey Medresesi'ni, Kızılırmak yanındaki Cacabey Hanı'nı ve bunun yanında pek çok irili ufaklı yapıyı insa ettirmistir.

13. yuzyılda Anadolu Turk birligini ve özellikle esnaf ve sanatkÃ?¢rını teskilatlandıran Ahi Evran, Denizli, Konya ve Kayseri'den sonra Kirsehir'e gelerek çalısmalarını burada surdurmus ve Kirsehir'i Ahiligin merkezi durumuna getirmistir. Ahi Evran'dan sonra Kirsehir Ahiligin merkezi olmaya devam etmistir. Kirsehir'deki zaviyede alınan kararlar Azerbaycan'dan, Bosna-Hersek'e kadar genis bir bölge uzerinde etkili olmustur.

1293 yılında Mevlana'nın oglu Sultan Veled tarafından Anadolu'da belli merkezlere Mevleviligi yaymak amacıyla elçiler gönderilmistir. Kirsehir'e gönderilen elçi Seyh Suleyman Turkmani'dir. Kirsehir'de bir tekke kuran Suleyman Turkmani, Mevleviligi burada yaymıstır. Cacabey'in Mevlana ile yakınlıgı, Mevlana'nın Cacabey'e olan teveccuhu mektuplarından anlasılmaktadır.

Ayrıca Mevlana'nın oglu Alaaddin'in, Konya'da Semsi Tebrizi'nin öldurulmesi olayına adının karısması sonucu, Kirsehir'e ricat ettigi bilinmektedir. Butun bunlardan Kirsehir'in Anadolu'nun önemli Mevlevilik merkezlerinden biri oldugu anlasılır.

Kirsehir'e baglı bir köy olan Suluca Karahöyuk'e gelen Hacı Bektas-ı Veli, burada kendisine fikri yakınlık duyan pek çok insanı kabul etmistir.

Kirsehir 13. yuzyıldan, 15. yuzyıl ortalarına kadar Anadolu'nun en önemli siyasi, sosyal ve kulturel merkezlerinden biri olma özelligini devam ettirmistir.

14. yuzyıl baslarında Anadolu'yu aydınlatanların basında gelen unlu tasavvufçu Asık Pasa 12 bin beyitlik Turkçe "Garibname" sini yazmıstır. Turkçeyi 1299 yılında resmi dil haline getirmek isteyen Karaman Oglu Mehmet Bey'den sonra Asık Pasa, Turk kulturune sahip çıkmıs, Turkçeyi yazı diline en iyi ve genis biçimde sokmustur.

Kirsehir'de yasamıs olan Ferideddin Attar'ın "Mantık-ut Tayr" adlı eserini Turkçe'ye çevirmis olan buyuk mutasavvıf Ahmet Gulsehri'nin, Yunus Emre'den sonra gelen en buyuk sair oldugu belirtilmektedir.

Butun bunların yanında, Yunus Emre'nin Kirsehir'de yasadıgı, öldugu hatta mezarının Kirsehir'e baglı Ulupınar Kasabası'nda Ziyaret Tepe'de bulundugu söylenmektedir.

Kirsehir Muzesi

Kirsehir Muzesi'nin ilk kurulus çalısmasına 1936 yılında baslanmıstır. Yeni muzelerin kurulmaya çalısıldıgı Cumhuriyet Doneminde tarihi eserler ilkin, Kirsehir'de halkın "Kale" olarak adlandırdıgı Kale Höyuk uzerinde yer alan Alaaddin Camii'nde toplanmıstır. Ancak sonraki yıllarda bu girisim unutulmus ve devam etmemistir. 1975' te Kirsehir Valiligi'nce eski eserlerin korunması ve muze olusturulması için "eski eser komisyonu" kurulmus; 1980 yılında ise Kirsehir Muze Mudurlugu tesis edilmistir. Ilk eser (sikke) envanter kaydı 1981 yılında yapılmıstır. Bu arada muzeye ait tasınmaz eserlerin tespiti ve tescili amacıyla arazi çalısmaları da baslatılmıstır.

1985'te sehir merkezindeki Il Kultur ve Turizm Mudurlugu binasında 100 mA²lik bir mekÃ?¢nda o yıla dek toplanan eserler sergilenmeye baslanmıs ve 20 mA²lik bir de depo olusturulmustur.

1986 yılında Kaman Kale Höyuk arkeolojik kazısının baslamasıyla muzenin gelisimi hızlanmıs ve aynı yıl ilk arkeolojik eser envanterine baslanmıstır.

1993 yılında muze koleksiyonundaki eserler Kirsehir Kultur Merkezi'ndeki depolarına konmustur.

Kirsehir Muzesi'nin ziyarete açılması çalısmaları 1996 yılında hız kazanmıstır. Ziyarete açılan Kirsehir Muzesi'nde sikke, etnografik ve arkeolojik eser olmak uzere 3300'un uzerinde eser mevcuttur.

Kirsehir Muze Mudurlugu'nun arazi çalısmalarının sonucu 136 adet tasınmaz kultur varlıgı tescil edilerek koruma altına alınmıstır.

Muze Teshiri

Kultur Merkezi binasının içerisinde bulunan ve önceleri Guzel Sanatlar Galerisi olarak kullanılan bölumun alt katı Arkeoloji, ust katın buyuk bölumu Etnografya Muzesi olarak 1997 yılında ziyarete açılmıstır.

Arkeolojik eserlerin buyuk bölumu, bölgede yapılan kazı ve yuzey arastırmalarından özellikle Kaman-Kale Höyuk ve Malkaya'dan getirilen eserlerden meydana gelmistir. Arkeoloji bölumunde; Asur Ticaret Kolonileri Doneminden Osmanlı Donemine kadarki kazı buluntuları sergilenmektedir.

Salonun bir kösesinde Roma Donemine ait mermer eser grubu bulunmaktadır. Selçuklu Donemi çocuk sandukaları ve mezar tasları ile baslayan IslÃ?¢mi Dönem eserleri, sikke vitrinleri ile Osmanlı Donemine kadar uzanmaktadır.

Muzenin ust katının buyuk bölumu etnografya bölumu olarak duzenlenmistir. Burada Kirsehir'de ortaya çıkan Ahilik ve Ahi Evran'ın tanıtımı ile ilgili çesitli eserlerin sergilendigi, Ahi Evran'a atfedilen baslık, mutteka, ahilik sancagı, ve Ahi futuvvetnamesi ile secerenamelerin yer aldıgı uç vitrin bulunmaktadır.

Ayrıca Kirsehir halıcılıgının temsil edildigi dokuma tezgÃ?¢hı ve önunde halı dokuyan yöresel giysili kadın mankenin bulundugu bir köse olusturulmustur.

Bir diger kösede ise, Kirsehir evindeki gunluk yasamdan bir kesitin göruldugu sergileme yer almaktadır.


Adres: Kultur Merkezi Içi /Kirsehir
Tel: (386) 213 33 91









Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2002-08-11 (2027 Okuma)

[ Geri Dön ]
Content ©