Evlenme Gelenekleri
Yöre evlenmelerinde göruculuk, baslık, gelinlik etme, çokeslilik gibi geleneksel yöntemler geçerlidir. “gelinlik etmede” yeni gelinler belirli bir sure buyuklerinin yanında konusmaz, kas göz isaretleriyle yada fısıldayarak anlasırlar, sofraya oturmazlar. Merkezlerde bırakılan bu gelenek kırsal kesimlerde geçerliligini korumaktadır.
Evlenme çagında oglu olanlar için nisan, dugun törenleri, hamamlar kız begenilecek yer arasındadır. Mucur’da ise bu amaçla ilkbahar, yaz aylarında “köme” denilen kır gezisine çıkılır. Buralarda begenilen kızlar, bir bahaneyle oglana da gösterilip, görusu alındıktan sonra görucu gidilir.
Ilk görusmeden sonra ailenin yada çevrenin saygınlarından birkaç dunur gider. Kız istemede tekerlemeye dönusmus su sözler kullanılır. “Yedik içtik, ölçup biçtik, gelene niye geldin denilmez, Allah’ın emrine hiç karsı gelinmez, bizim buraya gelisimizin bir maksadı vardı, kerimenizi Allah’ın emri peygamberin kavliyle bizim mahduma istemeye geldik. Sen bu ise ne dersin?” Kız babası yada evin buyuklerinden biri de danısıp görusmek için zaman ister. Kimi yörelerde yanıt olumsuz olursa kızın evde kalması için, evin bir yerine çivi çakılarak buyu yoluna bas vuruldugu da görulur. “kuçuk serbet” denen söz kesiminde serbetler içildikten sonra kolye yada altın takılır. Buna “bellilik etme” denir. Baslık kesilir. Ailenin durumu uygunsa “iki basın görulmesi” yoluna gidilir. Baslık alınmaz kız evinin tum harcamaları nisan ve dugunde alacagı esya ve takı, erkek evince karsılanır. Kırsal kesimde iki basın görulmesi yanında baslık alındıgı da görulmektedir. Baslık kararlastırıldıktan sonra kız evince konuklara agız denilen seker, lokum yada serbet sunulur.
Nisan kimi zaman 2 aile arasında yapılır. Evlerdeki takı ve yuzuk takma islemine “kuçuk nisan” denir. Ev dısında “okuntu yeri” denen konuklarında çagrıldıgı nisanlar merkezlerde salonlarda yapılır. Nisanlılık döneminde bayramlarda geline armaganlar göturulur. Bu genellikle boyalı koçtur. Gelinin anasından yada kendisinden armagan alınmadan koç verilmez.
Kiralanan bir okuyucu kadın konu komsuyu dugune çagırır. Dugunler genellikle Cuma gunu baslar, Pazar gunu biter. Dugun evinin belli olması için çatıya bayrak dikilir. Köylerde bayrak direginin ucuna sogan ve elma takılmaktadır. Kirsehir dugunlerinde davul zurna yanında genellikle köçekte olur. Kadın kılıgına girerek keman, saz ve def esliginde oynayan erkege köçek denirdi. Kentin Bagbası mahallesinden tutulan köçeklerle çalgılar bir ekip olusturur. ( Köçek oynatılması bugunlerde Valilikçe yasaklatılmıs durumda )
Cuma gunu ögleden önce gelin, ögleden sonrada guvey hamamı yapılır.
Cumartesi ögle uzeri de kız evi, komsularıyla birlikte dugun evine “hayırlı olsun a” gider, yemek yenir. Dugun evinin erkek konukları da onları izler, davul zurna esliginde kız evine gidilir, 2 saat kalınır. Dönuste gunduz kınası yapılır. Bu törende kına yakılmaz, gelinin yeni giysileri konuklara gösterilir. Köçekler kadınların önunde oynar, gelin bahsis verir, orada bulunanlarda alınlarına para yapıstırır. Gelin, kınacı kızlara aksam yemegi verdikten sonra aksam kınasına geçilir. Konuklar toplanır. Gece köçeklerin oyunu ile baslar. Gelin yeniden giyinir. Kına bir tepsi içinde kırılırken “kına özenmiyor” diye bir söz atılır. Gelin bahsis verdikten sonra kına sulandırılır. Onde tefçi kadın, arkada gelin, onun ardından da mumlar, kına tepsisini tasıyan kızlar kına turkuleri söyleyerek konukların bulundugu odaya girer. Gelin kaynanası armagan verdikten sonra avcunu açar ve kınası yakılır. Eli sarılmadan önce evin bir duvarına basarak iz bırakılır. Sonra konuklara çerez dagıtılır. Tef esliginde turkuler söylenir, oyunlar oynanır. Kimi yörelerde kına gecesi dagıldıktan sonra ana-kız agıtı yakılır. Yuzu tulbentle örtulen gelin ortaya oturtulur. Anası kız kardesleri ve akrabaları “sen bana dert arkadasıydın, seninle dertlestim. Islerime simdi kim bakacak? Hasta olsam sen bakardın bana simdi kim bakacak?” gibi sözlerle onu aglatırlar. Aynı gece kız evinin delikanlıları, oglan evine baskın yapar. Buna “kayın gitme” denir. Masalar kurulur. “dokuz butlu tavuk” istenir, içkiler içilir. Sabaha dogru “dan pilavı” denilen tavuklu pilav yenildikten sonra herkes dagılır.
Sabah gelin adayı hazırlanırken gelin bir odaya kapatılır. Yakınlarına “gardas-emmidayı yolu” gibi armaganlar alındıktan sonra dısarı çıkılır. Babası gelini kayınbabasına teslim eder. O da “yan yengesi” denen gelinin arkadas yada akrabalarından biriyle gelin arabasına bindirilir. Geçmiste atlı araba, fayton yada yalnız atlılardan olusan gelin alayının yerini gunumuzde otobus ve minibusler almıstır. Gelin alayı Mezarlı, ziyaret yeri gibi kutsal yerlerden geçerek Fatiha okurlar, ve tum çevreyi dolasarak dugun evine gelinir.
Arabanın surucusu guveyden bahsis almadan gelinin indirilmesine izin vermez. Guvey gelini koltugunun altına alarak eve girer. Ev girisinde gelin Kuran-ı Kerim altından ve de sözu dinlensin diye Kaynananın kolunun altından kapıdan geçirilir.
Esikte cebindeki bozuk paraları ve çerezleri gelinin basına saçar.
O aksam komsulardan 5-10 genç “guvey bası” yemegine çagrılır. Hoca dua okuyarak gelin ve guveyi odalarına göturecegi sırada gençler guveyi bir odaya kapatır. Tavuk baklava gibi armaganlar almadan bırakmazlar.
Copyright © KIRSEHiR.gen.tr Tüm hakları saklıdır.
Yayınlanma:: 2002-09-12 (1610 Okuma)